Kafkas Halk Oyunları...








Yorum (yok) Yorum yaz!

Trabzon Yöresi Halkoyunları

 

 

Trabzon Hakkında
Halk oyunları bakımından Horon yöresindedir. Karadeniz’in bu şirin kentinde danslar kadın ve erkekler tarafından ayrı ayrı yada birlikte icra edilir.Erkek danslarındaki hareketli,sert figürler kadın danslarında aynı hareketlilikte fakat daha yumuşaktır. Türkler Doğu Karadeniz bölgesine yerleştiklerinde yabancı olmadıkları bir doğa parçasıyla karşılaşırlar. Yöre çok engebeli, sarp, dik ve dağlıktır. Öte yandan bölgeyi kuzey yönünde baştan başa kuşatan, sürekli dalgalı ve hırçın bir deniz vardır. Bu acımasız özellikleri içeren bir doğa üzerinde mücadele veren insanların tipik, yöreye özgü Folkloru ve Halk Oyunları da böylece oluşur. Doğu Karadeniz yöresindeki oyunların özgün çalgısı kemençedir. Ancak horonlar açık yerlerde ve köy meydanlarında cura, davul ve zurna ile oynanmaktadır. Oyuncuların birbirine tutunarak dizi biçiminde ve disiplinli bir şekilde oynadıkları horonların bazıları türkülüdür. Horonlar açık havada, düğünlerde 20-30 kişi çember şeklinde tutunarak oynanır. Çemberin içinde bulunan kemençeci aynı, zamanda horonu yönetir. Horon genellikle davul, zurna, kemençe veya az da olsa kaval eşliğinde insanların kol kola tutuşarak sağa doğru hareket etmek suretiyle, çalgı aletlerinin ritmine uyularak dizlerin gevşeyip toplanmasıyla oluşturulan kıvrak ve canlı hareketler topluluğu sonucu meydana gelir. "Horon tepme" şeklinde konuşulur. Komutla oynandığı gibi kız (bayan) horonlarında komuta bağlı kalınmadan da oynanır. Kasaba ve şehirlerde oynanan horonlar kopmadan sürdürülen bir bütün, birbirine bağlanarak oynanan bir potpuri gibidir. Yörede kız ve erkekler horonları bir arada oynadıkları gibi ayrı gruplar halinde de sürdürebilirler.

Horonların Oynandığı Yerler Ve Etkilendiği Unsurlar:

Horonun atik, kıvrak ve çabuk hareketleri, suyun kaynaması hamsinin kıvrak hareketleri insanlarının atik ve çevik olduğunu anımsatır. Kızlı erkekli olduğu gibi sade kız; sade erkeklerce de oynanabilir. Kız ve erkek horonları oynanırken becerikli ve gönüllü kişilerce mahalli türkü eşliğinde de oynanabilir.Horonlar neşeli zamanlarda; Bayram, düğün, dernek, askere uğurlama ve arkadaşlar arasında düzenlenen eğlencelerde oynanır. Yürekleri dolduran coşkular, sevinçler buralarda horona dönüşür. Nerede bir durak, bir oturak yeri varsa orası ''HORONDÜZÜ'' dür. üstünde horon oynanmayan tek bir düzlük yoktur Karadeniz'de...Horon Karadeniz'in soluk alışı, yürek atışı, dalgalanışıdır. Horon doğa ile insanın el ele, kol kola şahlanışıdır. Karadeniz'e özgü horonun yapısında tarım kültürünün varlığı apaçık ortadadır. Horonda görülen öne eğilmeler ve kolların öne uzatılıp sallandırılması; tarlada kazma ile çapa yapılması gibidir. Horoncuların el tutması ve hamle yapmaları ile belcilerin ''VOL ATMA'' hamleleri aynıdır. Karadeniz'de yalnız başına iş yapmak çok zor olduğundan horon; Karadenizlinin her işte el ele verilmesini, birlikte çalışmaya duyduğu ihtiyacı anlatmasıdır. Doğa yapısının sert ve dağlık oluşu, denizinin ve havasının kararsızlığı horon oyunlarında göze çarpar.Bayanlar, zaten folklorik kıyafet giyen giysilerle erkekler de ise beyaz gömlek üzerine siyah veya lacivert yelek ve pantolon beyaz çorap siyah ayakkabı giydikleri bunları tabanca ve köstekli saatle süslenerek oluşan görüntüler hakimdir.

Horonlar Üç Bölümden Oluşur:
1. DÜZ HORON BÖLÜMÜ: Horon oynanmaya başlarken ağır tempoda oynanır. Bundan ötürü oyunun bu bölümüne ''ağır horon bölümü'' de denir. Oyun halkası saat ibresinin tersi yönünde döner. Söylenen türkülere ellerle tempo tutulur. Müzik ne kadar yüksek tempolu çalınırsa, oyuncular da o kadar kıvrak ve hareketli olurlar. Ritim arttıkça vücut dikleşir, kollar yukarıya kalkar. Gelen komutla ''yenlik yenlik'' ''alaşağı'' ya da ''ufak ufak'' diğer oyuncular da uyarılarak doğrudan sert bölüme geçildiği gibi yenlik bölümüne de geçilir.

2. YENLİK BÖLÜMÜ: Kollar aşağıya iner, dizler kırık ve bel kısmı dizlerin açısında öne doğru eğiktir. Kol çıkarmalar ve omuz sallamalar bu bölümde ön plandadır. Adımlar geriye, yana ve öne basarak belli alan içinde gezinilir. Vücudun yapmış olduğu çalımlar yumuşak ve hafiftir. Oyunun ritmi düz horon bölümüne oranla biraz daha hızlıdır. Komutçudan gelen ''alaşağa'', ''aloğlum'', ''kimola'', ''taktum'', ''yıkoğlum'' veya ''ıslık'' şeklinde gelen komutla sert bölüme geçilir.

3. SERT BÖLÜMÜ: Diğer bölümlere nazaran hareketler daha sert ve canlıdır. Omuz sallamalar daha seri, ayaklar yere daha sert basar. Oyunun en gösterişli, temposunun oldukça yüksek olduğu ve oyuncuların tüm yeteneklerini ortaya koyduğu bir bölümdür. Oyuna devam edilecekse tekrar düz horon bölümüne geçilir.

OYUN ÇEŞİTLERİ:
Horon Kurma, Sıksara, Kozangel, Eşkiya Horonu, Bıçak Oyunu, Hissa, Sis Dağı, Sallama'lar ve Karşılama

Oyunlara eşlik eden müzik aletleri şunlardır:
Kemençe, Davul, Cura, Zurna

 

 

KADIN GİYSİLERİ
BAŞA GİYİLENLER
Yaşmak: Sade ve desenli etrafi pullu örtülerdir. Yaşmağın püsküllüsünü nişanlı kızlar ve yeni gelinler takarlar. Şalpazan ve Tonya taraflarında üst üste iki örtü sarılmaktadır
Kukul: Tepelik ve üstünlük diye de bilinir.Siyah renkli ve kenarlan çiçek desenli ve yaşmaktaki işlemelerle süslü olup yaşmağın küçüğüdür. Yaşmağın üzerine sarılır. Ku*kul sarı olunca yaşmak siyah olmalıdır
Çömber: Kenarlan dallı ve sade olan comber siyah tülbenttendir.Genellikle yaşlı kadınlar bağlar.Boğaz altından doğru bağlanan çömberin altına, gençlerdeki kukul yerine gelen ve soğuktan korunmak için, başı iyice saran bir beyaz ve sade yazma vardır.Bu*na yörede sarma denir. Çömbere ve yaşmağa genel olarak baş örtüsü de denir.

 


SIRTA GİYİLENLER
Gömlek: Genellikle beyaz patiskadan ve ipekliden yapılma, önü oyalı ve yuvarlak dik yakalı bir çeşit gömlek giyerler. Bu gömleğin ön tarafı robalı olup siyah düğmelidir
İşlik: Gömleğin üzerine ve gündelik olarak siyah ipekli kumaştan önü ve omuzlan robalı, robaları mavi ve kırmızı şeritlerle işli, önü çiçek desenleriyle süslü, Türk motifleri ile işlemeli bir çeşit gömlektir
Kolçakli İşlik: Gömleğin üzerine giyilen bir çeşit cepkendir. Bu cepken fistan giyildiğinde üzerine giyilir. Çeşitli göz alıcı renklerden olup, uzun kolludur.Ön cephesi, omuzları bilekleri ve dirsekleri genellikle siyah renkli manşetlidir.Bu manşetlerin üzeri Türk motifleri ile süslüdür.Kuşak ve peştemalın üzerine serbestçe bırakılan, kolçaklı işlik bir salto çeşitidir
Fistan: Oldukça uzun ve bolca dikilmiş bir entaridir.Dizlere kadar inen ve dizlerden farbelalı olan fistan, mavi, pembe ve al renklerden oluşan, pazen ve basmadan dikilir.İşlemeli ve işlemesiz olarak giyilir.Genç kızlar ve kadınlar üzerine yelek ve kolçak*lı işlik giyerler.
Yaşlılar ise "übade" denen bir nevi cepken giyerler.
Yelek: Fistanın üzerine çeşitli renklerde kumaşlardan yapılma, önü açık ve kolsuz, işlemeli bir cepkendir
Libade: Yaşlı kadınların fistan üzerine giydiği, kollu ve işlemesiz, koyu renkli bir yelektir.Kolçaklı işliğin sadesidir. Yünlü kumaş ve kalın pamukludan yapılır
Şalvar: Dizin hemen altına kadar inen sade ve desenli, ince çiçekli bezlerden dikilir.Entari uzunluğunda bir dondur
Etek: Dizlere kadar iner.Uçları farbelalıdır.Çiçekli basmadan ve pamukludan yapılma, çeşitli renklidir.Şalvarın hemen üstüne giyilir. Fistan giyildiğinde pek giyilmez.
Peştemal: Kuşağın ve fistanın veya eteğin üzerine, bele bağlanan yöresel önlüktür.Beyaz, kırmızı enlice çizgili ve kolanlı bir giysidir.
Kuşak (Lahori): Yörede şaldan yapılan kuşakla fistan veya eteğin üzerine belden bağlanır.Yün olan bu kuşaklardan başka, kenarları kaytanlarla süslü ve oldukça püsküllü olan bir çeşiti daha var ki, buna "lahori" denir.
AYAĞA GİYİLENLER
Çorap: Yörede kadınlar ellerinde, yöresel özellikte çeşitli renklerde yünden çorap örerek ayaklarına giyerler.Bu çoraplara "alacalı çorap”ta denir.
Tozluk: Alacalı çorabın bacağı kapatmadığı yere ve diz kapağında kalan şalvarın altında kalan kısmı kapatmak için yünden, elde örme beyaz renkli bir kalçında denilen tozluk giyilir.
Çarık: Yöreye özgü bir işle yapılan çarıklar giyilir.Yemeni veya çapula da giyilmektedir.
TAKILAR
Kaytan: Bele, peştemalin üzerine bağlanan kaytan yünden el tezgahında dokuma 2-3 cm eninde çeşitli desenlerle süslü ve uçlarından püsküllüdür. Kuşakların kenarlarına süs olarak dikilir.
Boncuk ve Lira: Yörede boğaza liralarla birlikte ince sayılabilecek ve çeşitli göz alıcı renklerde boncuk bağlarlar.
AKSESUAR
Muska-Hamayıl: Boğazlarına kadife kumaşlardan ellerinde yapma ve ince boncuk süslü muska ve hamayiller asarlar.



ERKEK GİYSİLERİ
BAŞA GİYİLENLER
Başlık (Kabalak): Kukulata ve kara puşu olarak adlandırılır.Üstü papak gibi olan başlığın kulaklara gelecek şekilde uzun uçları vardır. Bu uçlar özel bir şekilde düğümlenerek bağlanır. Papak kısmının ortası öne doğru Türk motifleri ile kaytan işlemelidir. Tepesinde püskül bulunur. Kulaklar yönünde uzanan uzun uçların kenarlan da kalın kaytanla süslüdür.
SIRTA GİYİLENLER
Gömlek (İşlik): Mintan da denilen gömleğin beyaz ipekliden olması tercih edilir.Yakası dik manşetlidir.Yaka önden ya da sol yandan açmalı ve düğmelidir. Düğmeler siyah, gömlek bol ve esnek olmalıdır.
Yelek: Zıbın veya zibun da denilen yelek, gömleğin üzerine, cepkenin altına giyilir. Sol omuzdan ve önden aşağı doğru bol miktarda düğmelidir, astarlıdır. Yakası ve ön kısmında kenarları kaytanlarla işlidir. Kolların alt kısmında cepleri vardır Yelek de başlığın yapıldığı kumaştan yapılır.
Cepken (Aba): Yeleğin üzerine giyilen kollu bir abadır. yakasız bir ceket şeklindeki abaya "kaput”da denir. Cepken oyun sırasında giyilmez.
Zıpka (Zivga): Zivgaya laz donu da denir. Bacakları dar ve vücuda yapışık şekilde yapılan, arkası körüklü bir çeşit şalvardır. Bacakların ön ve arkası ile diğer ek yerleri kaytanlarla işlidir. Bele uçlarla bağlanır. Zıpka da yeleğin kumaşındandır.
AYAĞA GİYİLENLER
Çizme: Yörede sapuk veya salenk olarak da adlandırılır. Mes anlamına gelen uzun konçlu bir kundura çeşididir.Uçları hafif kıvrık ve körüklüdür.
Çapula: Demir ökçeli ve alt kısmı demir puntalı kunduradır. Horoncular pek giymezler, giyilirse konçla giyilmelidir.
Çoraplar: Örmedir.
AKSESUAR
Kemer: Siyah deriden yapılan kemerin aşağıya doğru sarkan parçalan vardır.Uzanan parçalar güçlülüğü sembolize eder. Kemerde bulunan kayış gözlere ve kemere silah, bıçak, av malzemeleri ve kapkacak alınır. Buna çerkez kemeri de denir.Yağdanlık ve kav torbasında asılı bulunduğu kemer, bele yeleğin üzerine gelecek şekilde bağlanır.
Hamayil: Gümüşten yapılma, sigara tabakası büyüklüğünde zarif ve süslü kutudur.Üzerindeki işlemeler,tarihi camii ve padişah armasıdır.
Muska: Boyuna gümüş zincirle asılır.
Köstek: Sol cebe konulan saate bağlanan, çok sayıda ince gümüş zincirlerden oluşur.
Yağdanlık: Silahı yağlamak için kemere asılan ve içinde yağ bulunan bir kutudur.
Kav Torbası: Sigara ve gerektiğinde ateş yapmak için içine kav, çakmak taşı ve pamuk ve çakmak konan meşin bir torbadan ibarettir.
Bıçak: Siyah meşin kaplı bir kına konur.
Tabanca: Kemere sağdan asılır.

 

İ.T.Ü Konservatuarı T. Halk Oyunları Bölümü Trabzon-Akçaabat. İyi seyirler... 

 

 

Yorum (2) Yorum yaz!

Erzurum Yöresi Halk Oyunları

 

Erzurum asırlar boyunca Asya ve Avrupa arasında önemli bir geçit ve ticaret merkezi olmuştur.İran ve Kafkasya üzerinden gelen kavimlerle avrupadaki diğer kavimlerlerin kültürlerinin etkisi altında kalan ilimiz,
kökü tarihin derinliklerine kadar uzanan zengin bir kültür hazinesine sahiptir.Yöremiz halk oyunları Türk bedii zevkini, kahramanlık mekıbelerini insan psikolojisinin tezahürlerini bölgenin adet ve ananelerini en güzel ve etkileyici şekilde yansıtır.Yöremiz ve çevresinde oynanan oyunlara Bar adı verilir. Moğollarda ve Altay Türklerinde Bar, davulun adıdır. Bar sözcüğünün kökeni ve anlamı üzerinde çok çeşitli görüşler vardır.


- Bar, Dadaşın oyununun adıdır.
- Bar, Erzurum dolaylarındaki toplu oyunların adıdır
- Bar, Davul eşliğinde oynanan oyundur
- Bar, Şaman olan Türklerin şölenlerinde, davul eşliğinde oynadıkları
oyunlardır.

Bar, Barça, Baru söylenişleri eski metin,l ugat ve diyalektlerde hep topluluk, elbirliği anlamı ile kayıtlıdır. Eski çağda ilkel insanlar birtakım korku ve inançların etkisi altında bulundukları için hayatlarını çeşitli törenlerle idame ettirir ve bu ayinlerin davulla yaparlarmış. İlk zamanlarda hayvan derileri toprağın altında kısmen çürütülür bir nevi tabaklama usulü ile elde edilen bu derilerden davullar yapılırdı. Şaman Türkleri bunlara Tüngür demiş, daha sonra Kös adını almıştır. Erzurum'un milli çalgıları davulla beraber Zurna, Ney ve Zilli teftir. Erzurum davulu hazırlanırken, daha çok koyun ve keçi derisi kasnağa geçirilir ve sesin ayarlanmasına özel bir önem verilir. Bu bakımdan Erzurum davulu diğer davullardan daha tok seslidir. Grup halinde oynanan barlar en az beş kişi ile oynanır. Bu oyunlar sonlara doğru hızlanarak sekme denilen çevik hareketlerle oynanır. başlangıçta elele tutan oyuncular süratli kısımda birbirlerinin omuzlarından tutarlar. Oyunun başında Barbaşı, sonunda da Pöççük denilen oyuncu bulunur. Barbaşı ve Pöççük ellerinde birer beyaz mendil tutarlar. bazen barlarda kullanılan melodiler halay oyunlarında kullanılmaktadır. Bar daha çok erkekler tarafından oynandığından erkek oyunu olarak nitelenebilir. Kadınlar tarafından oynanan barlar da mevcuttur, bunların yanısıra alacıbar adıyla anılan erkekli kadınlı barlar da vardır.

BARCILAR

Erzurum barlarının efsanevi bir geçmişi olduğu herkesçe bilinmektedir. Ancak bu barları su yüzüne çıkaran ilk insan 1934 yılında Erzurum Silah Fabrikası Müdürlüğüne atanan Albay İhsan Yavuzer olmuştur. Erzurum barlarına özel bir ilgi duyan Yavuzer, ilk iş olarak Erzurum Gücü adında bir spor kulübü kurar. Bu kulübün en önemli kolu Bar Kolu olur. Bar kolunu, fabrikaya işçi olarak aldığı Efendi,Mevlüt,Nurettin,Küçük Nurettin isimli barcılarla,Ramis Baba isimli davulcudan oluşturur.Efendi Beyin de ekip başkanı olduğu bu topluluk Erzurum da ilk Bar ekibidir.1949 yılında Venedikte yapılan Uluslararası Halk Dansları yarışmasında Türkiye'yi temsil eden Erzurum Bar ekibi katılır.bu yarışmada İhsan Ertugay'ın Çalıştırdığı,İhsan Taftalı,Nimet Gezmiş,Nihal Demiryürek ve Şeref Uludağ'dan oluşanErzurumlu Barcılar Dünya birincisi oldular.Aynı ekip 1951 yılında Fransa'da Biarniz,İspanya'da Pampona şehirlerinde yapılan festivallere davet edildiler.1954 yılında ise Almanya'da yapılan bir festivale katılırlar.Bütün bu festivallerde büyük ilgi görürler.
1954 yılında kurulan Erzurum Halk Oyunları ve Halk Türküleri Derneği'nin Faaliyete geçmesi üzerinedünyaca ünlü bu bar ekibine yeni isimler katıldı.Bunlar Arasında Muhtar Dursunoglu,Mahmut Baltacıoglu,Natık Yurtlu,Hulusi Seven ve Bahattin Merdal vardır.daha sonraki yıllarda Brüksele gönderilen Erkek Bar Ekibini Lütfü Aladağ,Fikri Kükürtçü,Cevat Sungur,Muammer Özkavcı,Sedat Gezmiş Bahattim Merdal,İlhami Avcıoğlu,kız ekibinide Bilge Gürgün,Varda Gürgün,Gülümser GÖzüm,Gülen Gözüm kardeşlerle,Nesrin Ulusoy oluştururlar.
bunlardan sonra bar ekiplerimiz şu yarışmalara katılırlar.
1965 yılında Tunus-Kartaca Uluslararası Halk Dansları Festivali
1970 Japonya-Osaka Fuarı
1982 İtalya
1949 yılından beri Erzurum Bar Ekibi değişik guruplar halinde yurt dışında uluslararası düzeyde
zaman zaman ülkemizi temsil etmiş ve önemli başarılar sağlamışlardır.

BAR TERİMLERİ
bar oyunu : eğlenmeyi temel amaç edinen oyunlara denir
kolluk : dizilişe göre,barbaşının hemen solunda olan oyuncuya denir
koltukaltı: koltuk
pöççük : bar dizisinin en sonundaki oyuncuya verilen ad
Daldaş : Dadaş
kelleler : koltukaltı ile kolluk altı arasında kalan opyuncuların tümüne denir.
sıra oyuncular : kelleler
sekme : bar oyununun çabuk ve çevik hareketlerle oynanan bölümü
yelleme : iki kısımlı barlarda ikinci kısma verilen ad.sekme ile ağırlama arasında oynanır
ağırlama : barın ilk bölümü,ağır,yavaş,ve titizce oynanan bölümü
bar sırası: barların birbiri peşi sıra oynanması gerektiğinde izlenecek geleneksel yol
bar havası: bar oyunlarının ezgi ve müziğini anlatan bir deyimdir
bar tutmak: bar topluluğunu para karşılığı kiralamaktır
bar tutuşmak : bar oynayacak oyuncuların ortaya çıkmaları
bar çeken : barbaşı
 
Erzurum Bar Oyunları 

Aldıra Paran -
Altın yüzük-Bar, Kadın, Erkek, Türkülü.
Aşırma - (Hınıs) - Bar, Erkek, Kadın, Karma.
Aşşağdan gelirem - Bar, Kadın, Türkülü.
Atın üstünde eğer - Bar, Kadın, Türkülü
Ay dolanaydı -
Başbar - Bar, Erkek.
Belen -
Belen cepki - (Hınıs)
Bir taş attım Çeğile - Bar, Kadın, Türkülü.
Cepki - Bar, Erkek.
Çift Beyaz Güvercin - Bar, Kadın, Türkülü.
Çimen çiçek - Bar, Kadın, Türkülü.
Çimene gel gül oğlan -
Çingeneler - Bar, Erkek.
Çoban kavalı -
Dahlenk -
Daldalar daldalar - Bar, Kadın, Erkek, Karma, Türkülü.
Dalilo, Daliloy - (Hınıs) Bar - Halay, Erkek, Kadın, Karma.
Dasni çorç -
Delilo, Dellöy -
Dello, Delloy -
Deliko -
Derilo -
Depşororo - (Hınıs) - Bar, Erkek.
Dik bar - Bar, Erkek.
Dikine bar - .
Düğün barı - (Hınıs) - Bar, Kadın, Erkek.
Düz bar - Bar, Erkek, Kadın.
Düz yallı-
Erzurum Barı - Bar, Erkek, Kadın.
Evim nimnay -
Güzeller barı -
Hammay - (Hınıs).
Hançer barı - Erkek, Çift.
Hannay - Bar, Erkek.
Hey nare - Bar, Kadın, Erkek.
Hikari -
Hilli vay-
Hopnari -
Hoş bilezik -
Hozandağı barı - Bar, Erkek.
İkinci aşırma - Bar, Kadın, Erkek.
İkinci bar - Bar, Kadın, Erkek.
Karşıdan karşıya -
Kavak - Bar, Kadın.
Kazak barı - Bar, Erkek.
Keçiki - (Hınıs) - Bar, Erkek.
Kızıl elma -
Koççari - Bar, Erkek, Kadın.
Kolsalım -
Kolsalma - Tek, Erkek.
Koşma -
Kotan barı - Bar, Kadın, Erkek, Karma.
Köroğlu barı - Bar, Erkek.
Kusarma -
Kutto - (Hınıs) - Bar, Erkek.
Kürt barı - Bar, Erkek.
Kürdün Yaymanı barı - Bar, Erkek.
Laççin - (Hınıs) - Bar, Erkek.
Lavek barı - Bar, Erkek.
Laz bar - Bar, Erkek.
Lezeli - Bar, Erkek.
Lezli - (Hınıs)
Lorki - (Hınıs) - Halay.
Meyremi - (Hınıs)
Nadem Hırçıki -
Nar gülüm - (Hınıs) - Bar, Kadın.
Narı - (Hınıs) - Bar, Kadın, Erkek.
Ninarano - (Hınıs) - Bar, Erkek.
Oduncular -
Ondört - Kadın, Erkek, Karma, Tek - Toplu.
O olmasın bu olsun -
Pamuk Barı - Bar, Erkek.
Pezo -
Pınarbaşı dolanayım -
Piçügirik - (Hınıs) -
Sallama -
Sarhoş barı - Bar, Erkek.
Sekme barı - Bar, Kadın, Erkek.
Serhoş barı -
Sıkma barı - Bar, Erkek.
Tamzara - Bar, Erkek.
Tavuk barı - Bar, Kadın, Erkek.
Tek ayak barı -
Terazim karıldı-
Tortum barı - Bar, Erkek.
Turna barı - Bar, Erkek.
Turnalar - Bar, Erkek.
Van Koççarısı - Bar, Erkek.
Yarı - (Hınıs)
Yayman barı - Bar, Erkek.
Zelli - (Hınıs)
Zırava - (Hınıs)
 
HALK OYUNLARINDA KULLANILAN ÇALGILAR

Çalgıların oyunlar üzerindeki etkisi tartışma götürmez bir gerçektir.Bundan dolayı bir çok yerde ozanlar,oyunlara ad olarak çalgı adlanrını kullanmışlar,her bir çalgı için türküler sölemişlerdir. çalgılar vurmalı,nefesli ve telli çalgılar diye üçe ayrılır.

VURMALI ÇALGILAR

Davul : Davul bar oyununun ayrılmaz bir parçasıdır.barlarda kullanılan davul özel olarak 
hazırlanır.genellikle 60 cm çapında 70 cm yüksekliğinde yağsız ve budaksız çam kasnaklara koyun ve keçi derisi gerilir.üst deri tokmak alt deri değnek vurmak için kullanılır.Zurnaya göre akort edilen bu tip dışındaki davullar Erzurum'da tercih edilmez.Yeğ tutulmayan davullara sağir davul,teneke sedalı davul ve çingene davulu terimleri kullanılır.
davul aksamları şunlardır:
kasnak : yuvarlak ve geniş tahta kısım
çember : kasnağın iki tarafını kaplar
deri : kasnağın üst ve alt kısmına geçirilir.
tokmak : sağ elle tutulan ucu top şeklinde değnektir.
çomak,çubuk : sol elle tutulan ince değnektir.
gaytan : davulu boyuna asmaya yarayan iptir.

Çalınışına göre davullar:
Tabl-ı Beşaret : cihadda kale elde edildiği zaman çalınan davula denir. kalede çalınır
Tabl-ı Asayiş : savaşta gece yarısı askerin yönünü bulabilmesi için çalınan davuldur.
Tabl-ı Cenk : savaş duyurusu yapan davullara denir.savaşın başladığı haber verilir.
Derbest Davulu : yatsıdan sonra sur kapılarının örtüldüğünü duyurmak için çalınan davuldur

- davul,zurna ile adam aranmaz
- davul dengi dengini döver
- davulsuz düğün, köpeksiz köye benzer
- davulun sesi uzaktan hoş gelir

NEFESLİ ÇALGILAR

Zurna : Kelimenin aslı Farsçadır.Şimşir,dişbudak gibi sert ağaçlardan yapılan ağız kısmında uca doğru genişleyen keskin sesli nefesli çalgıdır.
- Kaba Zurna : en büyük boydaki zurna türüdür.
- Zurna : orta boyda olandır.
- Cura Zurna : küçük boy olup tiz seslidir.
zurnada üst kısımda yedi alt kısımda bir delik vardır. üst yedi delikle ses ayarı yapılırken,alttaki tek deliğin pek bi fonksiyonu olmamakla beraber tükrüğü dışarı atmak için kullanılır.

Kaval : En ilkel nefesli çalgılardandır.Bütün milletlerin musikisinde az çok benzerleri bulunur. Ihlamur,Gürgen ve ardıç ağacına kızgın demirledelik açılarak yapılır.30-80 cm arasında uzunluklara sahip olabilir.Kamıştanda yapılanları vardır.

Mey(Ney) : Dilsiz kavala benzeyen bir gödeye kamış takılmak suretiyle ses elde edilen nefesli bir çalgıdır.Gövde kısmı için erik ağacı tercih edilir.Erik ağacı bulunmazsa şimşir,gürgen veya dut ağacından yapılabilir.boyu 30 cm kadardır.

TELLİ ÇALGILAR

Çöğür : Türk halk musikisinde kullanılan bir çalgıdır.XVII.asırda klasik musikide de kullanılmıştır.bağlamaya benzer.teknesi biraz daha büyüktür.Altı çift tellidir.Uzunluğu 110 cm'dir

Saz (Bağlama) : Erzurum sazı,Anadoluda ki diğer sazlarla aynı olup üç çifte tellidir.Ortalama boyu 30 cm teknesi 40 cm olmak üzere 70 cm dir. ince seslidir.

 

BAYAN KIYAFETLERİ

Bindallı: Kadife üzerine simle Türk motifleri işlenmiş giysidir.göğüs ve boyun kısımları dantelle süslenebilir. aynı danteller kol ağzınada eklenir.kol,beden ve bel kısmı vücuda oturur, tek kısmı ise rahat hareket maksadıyla geniş yapılır.
Leçek(yazma): Başa örtülen,pullarla ve boncuklarla oyalanarak süslenen pamuktan yapılmış başörtüsüdür. bu isim halen kullanılmaktadır.
Gümüş kemer: Bar oynayan Erzurumlu kadının belinde bulunur.muhtelif parçalar halkalarla birbirine tutturularak kemer oluşturulur.İşlemelidir.kaşı daha süslüdür.bazılarında sedef kakmalar bulunur.şimdi kakmalı kemerler yapılmadığından antika değeri taşımaktadırlar.
Papuç:Papuçlar siyah ve önden bağlıdır.yumuşak deriden yapılmış olup hafiftir.kolay hareket olanağı sağlar.
Dizleme: beyaz yünden örülmüş,diz kapaklarına kadar uzanan çoraplardır.
Mendil ve diğer aksesuarlar: Erkek barlarında olduğu gibi,kadın barlarında da barbaşıve pöççükte mendil bulunur.ayrıca boyuna beşi birlik, oltu taşı kolyeler,kollara burma bilezik parmaklara da yüzük takılır.
Dizleme: Beyaz yünden örülmüş,diz kapaklarına kadar uzanan çoraplardır.
Mendil ve diğer aksesuarlar: Erkek barlarında olduğu gibi,kadın barlarında da barbaşıve pöççükte mendil bulunur.ayrıca boyuna beşi birlik, oltu taşı kolyeler,kollara burma bilezik parmaklara da yüzük takılır.

ERKEK KIYAFETLERİ

Cistik: Bar oynarken ayağa giyilen ayakkabıdır. Derisinin çok yumuşak olması en büyük özelliğidir. Bu özelliğe istinaden ayak figürleri daha kolay gerçekleştirilir.yaşlılar tarafından giyilene markop,gençlerin giydiğine yemeni denir.
Zığva: Uçkurlu,beli bol lacivert kumaştan yapılan arkası torba şeklinde pileli giysidir.Bunun üzerine siyah ipek kaytansüs olarak işlenir.Zığvanın bol olmasını sağlayan pile sayısının 32 olmasına özen gösterilir.
Yelek: Lacivert kumaştan yapılmıştır.iki tarafa kapanabilen kaytanlı ilikleri vardır.kenarları ve cep ağızları kaytanla işlenmiştir.
Gömlek: Gömlekler beyaz olup dik yakalıdır.düğmeleri beyaz veya siyah olabilir.uzun olan kol ağızlarında 4-5 düğme bulunur.
Kazeki:Uzun kollu kısa bir cekettir.kolları geniş kol etrafları siyah kaytanla,ön tarafı ve cep ağızları motifli kaytanla süslüdür.
Kuşak: Eskiden Acem,Trablus, veya Tosya şalı diye adlandırılanrenkli iplerle örülmüş-dokunmuş,bar oynayanın belini sıcak tuttuğu gibi aynı zamanda cep vazifesi gören kumaştır.
Gümüş köstek: Gümüşten yapılmış,yelek üzerine asılan daha önceleri saat taşımada kullanılan ince zincirden aksesuardır.
Bazubent: ekseriyatla boncukla örülür.gümüş olanlarıda vardır.kola takılan içerisine karınca duası,ayet-ül-kürsiduaları komulur.
Mendil: Erzurum barlarında mendil kullanmak bir maharet işidir.mendil her barın ritmine ve psikolojisine göre kullanılır.

 

 

 

 
 
 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Muğla Yöresi Halk Oyunları

 
 
 
 
 
Fotoğraflar http://www.halkoyunlarimiz.com/ dan alıntıdır.
 
MUĞLA YÖRESİ HALK OYUNLARI

OYUNLARIN ÇALGILARI
Meydanlarda: Davul-Zurna.
Meydanlarda ve Kapalı Yerlerde: Bağlama, Darbuka, Kaval, Kabak Kemane

Abdal havası - (Fethiye)
Aleyler Buleyler -
Alıda verin - Zeybek, Erkek, Tek - Toplu - Türkülü
Aptal oyunu - (Milas)
Ayva dibi - Zeybek, Erkek, Kadın, Tek - Toplu.
Beş kaza zeybeği - (Fetiye, Marmaris) - Zeybek, Erkek Tek - Toplu.
Bilalım - Zeybek. Erkek. Tek - Toplu. Türkülü.
Bodrum Zeybeği - Zeybek. Erkek. Tek - Toplu.
Çıktım tepe -
Daşoğlan -
Dolaman - (Fethiye) -
Eyüp Zeybek - Zeybek. Erkek. Tek - Toplu.
Gınık oyunu - (Fethiye) -
Gıvrak oyun - (Fethiye) -
Gün görünmez melengecin dalinden - (Bodrum) - Zeybek Erkek.
Kadın. Tek - Toplu.
Kadıoğlu - (Fethiye) - Zeybek - Erkek. Tek - Toplu.
Kalkan kılıç oyunu - (Bak. Kılıç kalkan oyunu).
Kamil bey -
Karapınarın irimi -
Kerimoğlu Zeybeği - Zeybek. Erkek. Tek - Toplu.
Kılıç kalkan oyunu - Erkek. Çift - Toplu.
Kınık oyunu - (Fethiye) -
Kıvrak oyun havası - (Fethiye) -
Kocaarap Zeybeği - (Fethiye). Zeybek. Erkek. Tek - Toplu.
Kuroğlan-
Laz oyunu -
Muğla oyun havası -
Sabah namazı oyunu -
Satı Zeybeği - Zeybek. Erkek. Tek - Toplu.
Soğukkuyu Zeybeği - Zeybek. Erkek. Tek - Toplu.
Şah boylum - Zeybek. Erkek. Kadın. Tek - Toplu. Türkülü.
Tosun Mehmedim - Zeybek. Erkek. Tek - Toplu.
Zapbak -
Korkma, Korkma.Net Yorumla Avatarlar Msn Resimler
Çökertme Oyunu 
Çekirge Oyunu
Karabiber Oyunu
Kıvrak Kerimoğlu Oyunu
Yansın Bodrum Oyunu
 İstanbul Oyunu

 


YÖREDE  GİYİLEN  KIYAFETLER:


KADIN

 

Başa  Giyilenler:

Penezli başlık (eğribaş)

Tel kırma örtü

 

Üste  Giyilenler

İçlik- işlik (gömlek)

Cepken

Tokalı kemer

Arkalaç

Yağlık

Şalvar

 

Alta  Giyilenler

 Çorap

 Yemeni

 

ERKEK

 

Başa  Giyilenler

Oyalı fes

Boyun dolağı

 

Üste  Giyilenler

Göynek- mintan

Camadan

Sallama

Şal  kuşak

Dolgu kuşak

Kolon

Pazubent

Silahlık

Muskalık

Köstek

Tütün kesesi

Silahlık

Yağlık

 

Alta   Giyilenler

Potur

Tozluk(dolama)

 

Ayağa  Giyilenler

Çizme  veya  yemeni

 

_____________________________________________________
 
 
 

Yorum (2) Yorum yaz!

Sivas Yöresi Halkoyunları

Sivas Halk Oyunlar “Halay” grubuna girmekte ve günümüzde halaylarin merkez bölgesi Sivas sayilmaktadır. Halaylar iç Anadolu Bölgesi'nin bir bölümü ile Güneydogu Anadolu Bölgesi'nde oynanmaktadır. (Çorum, Diyarbakır, Bitlis, Bingöl) Bu yörelerde halay kelimesi; alay, aley, haley olarak degisik biçimlerde kullanilmaktadir. Birlik ve beraberlik, dayanısmayi ifade etmektedir. Halaylar, asirlardan beri gelen karakteri ve yapisi itibariyle alelade eglence oyunlarindan ayrilan sosyal yasantinin jest, mimik ve figürlerle ifadesidir.

Sivas Halaylari içe dönük yapisiyla diger illerimizden ayrilmaktadir. Oyun düzeni, oyun formlari, dizilisleri, oynanis sekli diger halaylara pek benzememektedir.

Sivas Kiz ve Erkek oyunlari kendine has tavri, üslubu, estetik güzelligi bakimindan göz kamastiricidir. Kizlar ve erkekler ayri ayri halay çekmektedir. Alaca (karma) dizilis Sivas yöresinde görülmemektedir. Bazi oyunlar alaca dizi seklinde kapali mekanlarda, aile içerisinde oynanmaktadir.

Kiz ve erkek oyunlarinda bastaki oyuncuya “Halay Basi” veya “Bas çeken” sondaki oyuncuya “pöççük” veya “pöçük” ismi verilmektedir. Halaylar erkekler mendille, bir savas, dögüs anindaki hareketi canlandirir gibi kiliç, degnek kullaniyormuscasina çevirirler. Kadinlar krep kullanmaktadir. Sivas halaylarinda oyuncu sayisinda sinirlama görülmemektedir. Ancak; oyunlarin zorlugu dikkate alindiginda 7-12 kisi arasinda çok rahat oynandigi görülmektedir. Erkek oyunlari genellikle dügün ve eglencelerde oynandigindan açik hava tercih edilmektedir. Bunun için Sivas halaylari meydan ve harman oyunlari olarak anilmaktadir. Oyunlara eslik eden mahalli çalgi; davul, zurnadir. Kaba zurna tercih edilmektedir. Bazen ince sazla da oynanmaktadir.

Sivas halaylari genellikle 2-4 bölümden meydana gelmektedir. Bu bölümler; 1. Agirlama, 2. Yanlama (Sikıstırma), 3. Tek ayak (Oynatma), 4. Hoplatma (Yeldime, tezleme) ismini almaktadir. Her bölümde figürler ve musiki degismektedir. Oyunlar agirdan baslayip, gittikçe tempo artarak hizlanmakta, hoplatma bölümünde cosku doruk noktasina ulasmaktadir.

Agirlama, aczin ve çaresizligin; yanlama, birlik, beraberligin; hoplatma, sevincin, mutlulugun ve zaferin ifadesidir.

Sivas halaylarinin bir diger özelligi, bilinen bütün oyun formlarinin kullanilmasi, sergilenmesidir. (Sira, düz dizilis, hilal veya yarim ay, halka dizilisi) Yüzyillar önce, bilinmeyen halk sanatçilari sanki bilinçli olarak Sivas halaylarinda koreografik düzenini olusturmuslardir. Bu sebeple oyunlar Türkiye genelinde bozulmadan otantikligini muhafaza ederek yasatilmasi bakimindan da dikkate deger bulunmaktadir.

Sivas yöresi oyunlarinda tabii faktörlerin hepsi görülmektedir. Çiftçilik, is tabiattaki bitkiler, hayvan taklidi oyunlarin ortaya çikmasinda ve oynanmasinda etkili olmustur.

Halay Türleri

1. Erkeklerin oynadigi halaylar

Yöre oyunlarinin tüm karakteristik özelliklerini tasiyan asil halaylardir. Figürlerin zenginligi, hareket kabiliyetinin üstünlügü, duygu ve düsüncenin ince estetik bir biçimde, belli bir eda ile icra edilmesi, oynayani, seyredeni costurmaktadir. Erkek halaylari; Sivas Halayi, Köy Agirlamasi, Abdurrahman Halayi, Kizik, Karkin (Garkin) vb.

2. Kizlarin oynadigi halaylar

Erkek oyunlarina göre daha kolay oyunlardir. Türkülü (çevirmeli), türküsüz olarak oynanmaktadir. Hareketler daha yumusaktir. Kiz halaylari : Hanimesme, Sarikiz, Yanlama, Karamuk, Madimak, Pinarinbasi vb.

Orta Anadolu'nun giyim-kuşam özellikleri Sivas yöresinde de belirgindir. Özellikle erkek giyimi her dönemde bu etkiye göre biçimlenmiştir.

Kadın giyiminde ise yerel özelliklerden kaynaklanan bir çeşitlilik görülür. Merkezlerde kimi değişmelere karşın, kadın giyim kuşamında geleneksel özellikler yer yer korunmaktadır.

Geleneksel Kadın Giyimi : Fes yörenin yaygın başlık türüdür. Önüne ipekli yemeni-krep dikilir yada bağlanır. Uçları yandan sallanır. Günlük giyimde her zaman fes kullanılmaz. "Değirmi" denen düz, "hindi" denen renkli ve desenli tülbentler bağlanır. "İşlik" denen iç giysileri de ak bezdendir, elde dikilir. Üstte omuzlardan ve belden "kırmalı" üç etek biçiminde "peşli" denen entarileri giyilir. Kollar geniş ve "dilmeli" dir. Peşlerin ikisi öne, birisi arkaya gelir, aradaki "sayvanlı" dır, (astarlı). Kara yünden yada ketenden yapılmış, nakışlı, çevresi oyalı önlükler bağlanır. Ayrıca madeni kemerler, el örmesi yün kuşaklarda kullanılır. Bazı yerlerde kadife atlas üzerine sim işlemeli bindallılar giyilir. Kolların yırtmaçlısı da yırtmaçsızı da geniş ve sarkıktır. Entarilerin tümü yakasız, önden göğüs altına dek düğmelidir. Özel günlerde sırmalı ve işlemeli cepken de giyilir. Kadife üstüne sırmalılara "kadama" denir. Alta bel ve parçaları uçkurları "tuman" (şalvar biçimli, bol dikmeli don) giyilir. Parçalar çoraba dek uzanır. Renkli ve desenli çoraplar mevsimine göre ince yada kalın yünden örülür.

Dışarılık giysi olarak çarşaf, Cumhuriyet sonrasında da uzun süre kullanılmıştır. Günlük yaşamada tülbent, baş örtüsü kullanılmaktadır. Buna yaşmaklamak denir. Yaşlı kadınlar "namazlık" denen uzunca bir baş örtüsü kullanır. Son zamanlarda, atkı-manto biçimi üst giyiminde yaygınlaşmıştır. Kelik, yemeni, çarık geleneksel kadın ayakkabılarıdır. Bunların yerini giderek kara lastik ve plastik ayakkabılar almıştır. Kentlerdeyse kundura giyilmektedir.

Geleneksel Erkek Giysisi : Poşu yada "hindi" bağlanmış fes, erkek giyim-kuşamında da yaygın başlık biçimidir. İnce ak ipekten, ketenden yakası düz, omuzdan düğmeli "işlik" üstüne, kolsuz yelek giyilir. Bele şal bağlanır; kalçadan büzgülü "şayak" yada "zıvga" denen pantolonlar kalın kumaştandır. Ak-kara, kırçal çoraplar nakışlıdır. Tokalı çarık, kulaklı yemeni, yüksek ökçeli ve sivri burunlu "iskarpin" yaygın ayakkabı türleridir.

 

Üçetek

 

 

1 )  Sivas Halayı - (9402 İzleme)  1 )  Havalanma Telli Turnam - (9 Eylül 2007 )
 2 )  Abdurrahman Halayı - (2296 İzleme)  2 )  Bir Ulu Ağaçtan Bir Yaprak Düşse - (9 Eylül 2007 )
 3 )  Nasip Olsa Gene Gitsem Yaylaya - (1760 İzleme)  3 )  Sultan Şehir (Şiir) / Yavuz Bülent Bakiler - (9 Eylül 2007 )
 4 )  Sivas Yiğitleme - (1749 İzleme)  4 )  Dünyada Tükenmez Murat Var İmiş / Onur Şan - (9 Eylül 2007 )
 5 )  Ellik Halayı - (1721 İzleme)  5 )  Yeşil Örek Gibi / A. Turan Şan - (9 Eylül 2007 )
 6 )  Aşan Bilir.../ Sivas Tanıtım Günlerinden - (1565 İzleme)  6 )  Kahpe Felek Sana Nettim Neyledim - (9 Eylül 2007 )
 7 )  Sarıkız Halayı - (1490 İzleme)  7 )  Zeynebim / Kubilay Dökmetaş - (9 Eylül 2007 )
 8 )  Hafik Ağırlaması - (1461 İzleme)  8 )  Sarardım Ben Sarardım/ K. Dökmetaş - (9 Eylül 2007 )
 9 )  Ahçik Halayı - (952 İzleme)  9 )  Nasip Olsa Gene Gitsem Yaylaya - (15 Ağustos 2007 )
 10 )  Aşan Bilir Karlı Dağın Ardını / Trt - (950 İzleme)  10 )  Mecnunum Leylamı Gördüm - (15 Ağustos 2007 )

 

 

Not: Görüntüler http://www.sivaslilarvakfi.com/ dan alıntıdır. Bilgiler http://www.turkforum.net/ ten alıntıdır.

Yorum (1) Yorum yaz!