Artvin yöresi

 

ARTVİN'İN HALK OYUNLARI
Artvin yöresi halk oyunları çok zengin ve çeşitlidir. Oyunlar genellikle horon yada bar şeklindedir.

Yörede oyunlar:
Atabarı - Kobak - Düz horon - Vazlıya horonu - Ahçik - Sertbasba - Öndört - Deli horon( Şavsat ve Artvin de ayrı ayrı oynanır.) Mendobarı - Ağırbar - Coşkun Çoruh - Daldalan - Arhavi canlısı - Sol ayak - Murgul masması - Birget - Sarı çiçek - Teşi - Açara ( Orta Batum ) - Karabağ - Atom - Hemşin - Hancer Barı - Uzan Dere - Cilvenoy - Konçari.

ARTVİN'İN KADIN GİYSİLERİ
Üçetek:
Şavşat, Artvin' in merkez köyleri, Yusufeli, Ardanuç ve Borçka'nın iç kısımlarıyla Arhavi ve Hopa' nın merkeze yakın köylerinde giyilmekte olup bu gün bile bazı köylerde üçeteğe rastlanmaktadır. Üçetek genel olarak düğünlerde ve bayramlarda giyilir. Yalnız kışın soğuktan korunmak için devamlı giyildiği tespit edilmiştir. Ön tarafı tamamen açık, belden az aşağıdan itibaren iki yırtmacı bulunmaktadır. Genellikle kalın ve parlak kumaştan olur.
Fistan:
rahat hareket edebilmek için alt tarafı oldukça geniştir. Beli bol ve ayak topuğuna kadar uzunluğu vardır. Etek kısmına süs şeritleri konur. Ön tarafı boğazdan göğüs altına kadar açıktır. V şeklindeki yakanın kenarları da şeritlerle süslenir. Şeritler üstüne düğmeler dikilir. Bu düğmeler daha çok gelinlik genç kızlarda görülür. Kolları uzundur ve ucu şeritlidir. Bazen üç etek giyilmeden sadece fitan giyilir.

ŞALVAR:
Boldur ve topuğa kadar iner. Topukta düğme ile bağlanır. Ağ kısmı geniş olur. Şalvarın genişliği Anadolu kanının bilhassa gurbetçi bölgeler de çokça işi yüklenmesi ve çok çalışması nedeni ile genişliğe gerek duyulduğundandır. Şalvarlar öteki giysilere nazaran daha kalın kumaşlardan yapılır. Alt kısmına yani topuktan 20-25 cm yukarı kadar daha kalın şal kumaş dikilir. Bunlara mahallinde tozluk denir.

GÖMLEK:
Tıpkı fistan gibidir. Fark olarak biraz daha dar, üst kısmı kapalı ve altta şerit bulunmaz. Fistandan kısadır. Boğaz önden veya yandan düğmeli olur. Genellikle beyaz renkte olurlar.
BAŞ:
Başa iyice oturan bir yarım kofi vardır. Mahallinde kasnak denir. Kofinin üstüne yazma bağlanır. Gelinlik çağındaki kızlarda alında altın veya gümüş takılar bulunur. Yaşlı kadınlar ise tezgâhlarda dokunan ve leçek denilen ince çizgili örtüler bağlarlar. Saçlara boncuklar takılır.
PEŞTAMAL:
Her zaman için özel olarak dokunur. Taşıma ve toplama aracı olarak kullanıldıkları için kalın ve dayanıklı olmaları gerekir. Peştamal' lar bele kaşik denilen ince uzun örgülerle bağlanır. Yine kuşaklarda bağlanır. Kuşaklar ekseri açık ve kırmızı renkte olurlar.

YELEK:
Bilhassa kışın çok giyilir. Kalın kumaştan yapılır. Kolları fistana göre biraz daha kısadır. Kenarları şeritlerle süslenir. Ayağı bilindiği . Çarıklar sonraları yerini yemeniye bırakmıştır.

ARTVİN'İN ERKEK GİYSİLERİ
Dağlık bir bölge olan Artvin de giysiler ekonomik ve sosyal şartlara uyum göstermiştir. Aslında bütün bölgelerde bu kural geçerlidir. Eskiden Şal- Çuha denen ve tezgahlarda dokunan kalın kumaşlar giyilirdi. Bu kumaşlar genellikle keçi kılından dokunurdu. Kıllar iğle iğrilerek ip haline getirilir kuyu denen tezgahlarda dokunurdu.
Altta şalvar, arkası geniş ve yarım poturlu ağı ise biraz düşükçe alta doğru daralan bir şekildedir. Şalvarın en alt kısmına önceleri ayak tabanına geçecek şekilde ip bağlanırdır. Daha sonraları topuktan bir karış yukarı doğru yandan düğmeler dikilmeye başlanmıştır. Bu oturup kalkarken yukarı sıvanmayı önler. Bilahare bu ikip yerini geniş lastik alır. Yine yörenin çok dağlık olması tarım ve hayvancılıkla uğraşma gereği şalvarın şeklini etkilemiştir.
Daha sonraları bu şalvarın yerini İngiliz külotu denen pantolonlar almıştır. Bunun özelliği alt taraf yine dar arkada potur yok diz ile bel arası kavisli bir şekilde olup dizden aşağı yandan düğmelidir. Ayakta ise bilindiği gibi çarık. Çarık daha çok iç kesimde giyilmektedir. Yağmurlu iklim bunu gerektirmiştir. Yine ayakta yün ve diz boyu çoraplar giyilir. Bu gün giyilen çizme daha çok Hopa ve Arhavi gibi kıyı kesimlerinde gelişmiştir. Yağmurun fazla oluşu, sahil halkının balıkçılıkla uğraşması buna sebeptir. Kakbul çarıklar öküz derisindendir. Vücudun üst kısmında içte gömlek vardır.

Ön tarafı açık ve düğmelidir. Boğaz kenarında siyah şeritler bulunur. Bunlar süs olmayıp kiri göstermemek için uygulanmıştır. Boğaz yarım dik yaka şeklindedir. Cepken denilen üst giysisi şalvar gibi Şal - Çuha denen ve tezgâhlar da dokunan kumaşlardan olurdu. Ön tarafı elips şeklinde açıktır. Bağlandığı zaman belden sol taraf sağın üstüne gelir ve boğaz ile göğüs arası V şeklinde olur. Kenarları sarı veya beyaz şerit başta kabalak denilen başlık bulunur. Mısırın çok yaygın oluşu kabalağa bir de püskül takılmasını sonuçlanmıştır. Hem süs hem de sembol 'dür.
Kabalağın yanları uzun olur. Bazen yanlar başa sarılırken bazen yüzü ve boğazı korumak için kullanılır. Kıyı kesimlerinde kuşağın yerini kemer alır.

ARTVİN'İN ÇALGILARI

Artvin de zurna olarak orta kaba Zurna kullanılır. Davul orta boy davuldur.
Tulum: Bu yörede çalınan tulum Doğu Karadeniz in kıyı kesiminde çalınan tulumun sesini tutmaz. Onlar genellikle ince sesli hemen hemen kemençe ayarında tulum çalarlar. Artvin ve iç bölgelerdeki daha kaba seslidir. Sesi bir hayli gürdür. Karadeniz tulumunda, bilhassa Hemşin 'liler çaldıkları tulumda tonu veren Daden denilen kısımlar beşer deliklidir.

Bizde ise dadenlerin biri beş öteki üç deliklidir. Artvin içinde ve çevrede Öküz bonuzu ses tonunu gür ve toplu vermesi için havın ucuna takılır. Üflenen kısma sübap takılmadığı için tamamen nefes gücüne dayanır. Yusufeli ilçesi ve köyleri bu çalgıyı devamlı kullanmaktadır. TULUM KESİNLİKLE YANINDA BAŞKA BİR MÜZİK ALETİ KABUL ETMEZ BAŞLI BAŞINA BİR ÇALGIDIR.
Akordeon: Yörenin ana çalgılarından olması mümkün değildir. Ruslardan etkilenerek kullanılmıştır. Bütün bunlardan başka son zamanlarda ney, klarinet te çalınmaya başlanmıştır.

Not: Bilgiler Folklor Kurumundan alıntıdır.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !